[Company Logo Image]                         F11 tuşu siteyi tam sayfa görmenizi sağlar.  2. kez basılarak normal konumuna döner

Ana Sayfa Üst Arama Düşünceleriniz İçerik

Diyabetik Ayak
Ana Sayfa Sonraki

 

Şeker hastalığında üç önemli komplikasyon görüyoruz:  Görme bozuklukları, böbrek yetersizlikleri ve ayak komplikasyonları.

Ayağın duyu ve motor sinirlerini tutan nöropati, damarlardaki darlık veya tıkanıklıklar nedeniyle yeterli kan gelmemesi, ve gelişen enfeksiyonlar hep birlikte rol oynayarak ayakta kapanmayan yaralar açılmasına yol açar. İyi beslenemeyen dokularda enfeksiyon son derece tehlikelidir ve çoğu zaman ayağın veya bacağın kaybedilmesine sebep olur.

Uzun yıllar boyu, şeker hastalığında "mikro-anjiopati" kavramı, arteriel yetersizlik nedeniyle oluşan ayak yaraları ve kangrenlerin tedavisine engel olmuştur.  (Özellikle eski klinisyenlerin inandığı bu konsepte göre, şeker hastalarındaki damar tıkanmaları, kapiller damar yatağından başlamakta ve bu nedenle, yapılacak bypass ve diğer rekonstrüktif girişimler başarısız olacaktır. )  Ayağa  yeterli kan akımı sağlanmadan diyabetik yaraların kapanması, bu yaralara cerrahi veya medikal uygulamalarla sonuç alınması MÜMKÜN değildir.

Ayağında yara bulunan her diyabetik hastada, anjiografi ile bacağın arteriel yapısı görüntülenmelidir.

Erken dönemde incelenen hemen her hastada ayak bileği ve çevresinde, by-pass için uygun damar bulunmaktadır.

Başlangıçta uygun bir bypass ve gerekirse beraberinde yapılacak cerrahi yara temizliği  kolayca ayağın kurtulmasını sağlar. Bu aşamada antibiyotiklerle ve sadece yara bakımıyla oldukça kıymetli olan zaman kaybedilir. Dolaşım bozukluğu nedeniyle dokulara yeterli dozda antibiyotik ulaşmayacaktır. Yetersiz kanlanma ve oksijen eksikliği ölü dokular arasında "anaerob" mikroplarla oluşan kangrenlere yol açar. Şiddetli iltihaplanma ve  buna bağlı lokal reaksiyonlar bu kez gerçekten mikro dolaşımda tıkanmalara neden olacak ve yapılabilecek bir bypass ameliyatının başarı şansını başlangıca oranla düşürecektir.

Ne yazık ki diyabetik ayak komplikasyonu olan hastalarımızın %70 i damar cerrahisine bu aşamada, hekimlerinin "artık yapılacak başka bir şey yok" dedikleri zaman başvurmaktalar. Diyabetik ayak sendromunda her zaman yapılabilecek bir şeyler vardır.

 Şeker hastalarında ayaklar HER GÜN KENDİLERİNDEN BAŞKA BİRİ TARAFINDAN HER TARAFINA BAKARAK KONTROL EDİLMELİDİR. YARA VEYA NORMALDE OLMAYAN BİR LEKE VEYA KIZARIKLIK GÖRÜLDÜĞÜNDE EN KISA ZAMANDA BİR DAMAR CERRAHINA BAŞ VURULMALIDIR.

İlerlemiş yaraları olan yaşlı  hastalarda sık yaşadığımız bir diğer hatalı düşünce de hekimler ve hasta yakınları tarafından "hastanın 25 (veya daha uzun) şeker hastası olduğu" ve bypass gibi bir ameliyatı kaldıramayacağı inancıdır.

Oysa ki bu hastalarda bölgesel anestezi teknikleri kullanılarak 2-3 saatte yapılan bypass, ameliyat olarak ve sonuçları açısından da bacağın kesilmesine oranla çok daha hafif, iyi tolere edilen bir girişimdir.

Ayağa  yeterli kan akımı sağlanmadan diyabetik yaraların kapanması, bu yaralara cerrahi veya medikal uygulamalarla sonuç alınması MÜMKÜN değildir.

 

Ana Sayfa ] Üst ]

Sorularınızı Dr.Emir@varis.org adresine yönlendiriniz.
Copyright © 2005 Damar Cerrahisi
Son yenileme: 02/12/11